Rauf Atilla Polatın yazılarını bir yerde toplamak veya yedeğini almak gerekir diye düşündük.
19 Nisan 2011 Salı
Hedefsiz 2023
Bir söz erbabı demişti; Liderlik, içinde batılında olduğu bir çıkmazdır, hakikat ise bambaşka bir derya'dır...
Eğer kapasiteniz ve yeteneğiz varsa dünyevi bir mantıkla strateji belirleyebilir, önemli icraatlar yapabilirsiniz...Ekonomik olarak güçlenir, sosyolojik çözümlemeler yapabilir ve dış politikada da başarılı olabilirsiniz. Ancak ne olursa olsun hakikatten uzaksanız ancak yapabildiğiniz kadarsınızdır.
Zira kainatı avuçlarının içine alarak yaşayan biri için varlıkla yokluk arasında bir fark yoktur...Tek gerçek vardır o da '' HU'' dur.
Biz uzaya gidip orada bile Allah'ı anlatmak için bir neslin ve devletin projesi ile uğraşırken ''birisi'' çıkmış 2023 projesinden bahsediyor.
Sadece bu hedef bile başlı başına stratejiden yoksunluğun ve tek kalmak istemenin vermiş olduğu bir hezeyandan ibarettir.
Evet, nedir bu 2023 dediğiniz şey? Bu nasıl bir mantık ve hedef belirlemedir...
Türkiye'nin 100. yılıymış.
Birisi söylesin 100 ile 101 veya 85 ile 100 ya da 1 ile 100 arasındaki fark nedir?
Cumhuriyetin 50. yılında ne oldu da 100 yılında ne olacak... 101.yılı olduğunda ne olacak? 150.nci, 200.ncü yıl olduğunda ne olacak...
Sözde biz bunlara lider diyoruz...Yaptıkları kavgaya bakıyorsunuz biri diyor ilk ben dedim diğeri diyor yok ilk ben dedim...Yuh kardeşim...
Yahu 2023 projesini ilk söyleyen kişi ikinci muhalefetin lideri idi. Bu da kayıtlarda zaten var...Şimdi bu da çıkmış ilk biz dedik diyor...
Yazıklar olsun....Sen desen ne olur o dese ne olur? Şu zatında hiçbir anlam ifade etmeyen 2023'de ne olacak ki, neyin kavgasını veriyorsunuz...
Hani bir kalemşör diyordu ya ''hayal vardır 100 yıllıktır, hayal vardır 1 dakika'lıktır....Bir de hayal vardır zamandan ötedir...
Elin İsrail'li, ABD'lisi proje çizer -300 yıl-...Bizimki çiziyor 12 yıl...Üstelik çakma...
Evet büyükler büyük düşünürken 'Osmanlı haritası küçük geldiği için onu kaldırıp dünya haritasını hedefe koyarken, başkaları da 12 yıllık yerel yönetim projesi çiziyor'...
Ya CHP ile atışmalarına ne demeli...
Onlar diyor iki şehir projesi bizim, diğeri diyor patenti bizde...
Sizce bu çap-lı- lara nede demeli yahu...
Ne hazindir ki, enaniyetin kol gezdiği bir ruh halinin kafa yapısından ancak bunlar çıkıyor...
Etrafına topladığı aynı kafadan birkaç danışmanla Büyük Türkiye Cumhuriyetini kuracağını ve de yöneteceğini zannediyor.
*
Üstelik bizim adam dediğimiz gazetecilerde öyle serenatlar diziyor ki, bunlar kime hizmet ediyor bilemiyorum..Bazen düşünmüyor değilim, acaba RTE'ye mi hizmet ediyorlar yoksa hak yolunun muhabbet fedailerine mi?
Bu nasıl bir dengesizliktir anlaşılır değil...Etrafta destekleyecek kimse olmasa da herkes durması noktayı bilmeli....Ya AKP'li olun bulunduğunuz yeri terk edin ya da adam gibi gazetecilik ve yazarlık yapın..O köşeler birilerine serenatlar dizilsin diye verilmedi...Ayıptır...Tokatı şefkatten ağır olur...
*
Uzatmayalım...
Evet, 2023 projesi....
Hani şair diyor ya 'hedefin kadar adamsın' ...aynen bizimki de öyle...
Evet, bu ülkeyi bugüne kadar yöneten hiçbir insan mana dışı ve anlamsız bir şekilde ülkenin başına gelmemiştir...Ya tapınakçılar kendi adamlarını getirmiştir ya da devletin sahipleri...
Biri bir hamle yapmışsa bir sonraki süreçte diğeri başka bir hamle ile karşılık vermiştir.
Nasıl ki, sağırı İngiliz derin devleti getirmişse, Menderes'i de devletin sahipleri getirmiştir...Onu indirenlerle MASON SÜLO'yu getirenler arasında sadece hafiften bir meşrep farklılığı olsa da köken itibariyle aynı yapıdır...Rize'li Mesut'un da 3.dedesinin nerede yattığına bakarsanız ne dediğimiz daha iyi anlaşılmış olacaktır...
Bir adım daha gidelim....Çiller'de öyledir...Hatta Elmalı'lının tefsirinde anlatılan meşhur hikayede geçen Unuk oğlu UC hikayesi de ona atfedilir...
''Maide suresinin 22.ayetinin tefsirinde Elmalı'lı şu hikayeyi anlatır;
....Vekiller casusluğa çıktıkları zaman Unuk oğlu Uc ile karşılaşmışlar ki üçbin üçyüz otuzüç arşın uzunluğunda boyu varmış .... Rastladıkları zaman başında bir deste odun varmış. Bunları tutmuş o destenin içine koymuş, karısına götürmüş: "Bak bunlar bizimle savaşmak arzusunda bulunuyorlar" diye önüne atıvermiş. "Şunları ayağımın altında ezivereyim mi?" demiş.
O da: "Hayır öyle yapma, bırak gitsinler, gördüklerini kavimlerine haber versinler" demiş, bırakıvermişler. .. Nihayet çıkmışlar, birbirlerine:"Eğer bunları İsrailoğulları'na haber verirseniz, Allah'ın peygamberine karşı dinden dönerler, öyle ise gizleyelim, yalnız Musa ve Harun Aleyhisselam'a söyleyelim, onlar ne fikirde bulunacaklarsa bulunsunlar" demişler ve aralarında böyle anlaşma yapmışlar ve yanlarına bir tane de üzüm almışlar ki bir adam ağırlığında varmış. Fakat geldiklerinde Kâleb ile Yûşâ'dan başkası sözlerinde durmamışlar, her biri kendi torunlarına harbi yasaklamaya ve gördüklerini anlatmaya başlamışlar....diye öncesi ve sonrası ile anlatılan hikayede bazı ilim sahipleri o kadının Selanik'li Hüseyin Necati Çiller'in kızı olan Tansu Çiller'in olabileceğini söylemektedir...
Oradaki bir takım şifrelerde o dönemin MİT ve İstihbaratına (yani devletin farklı bir kanadını) işaret etmektedir. Ve İsrail ile olacak olan savaşın arka yüzünü bilmektedirler...( Nitekim biz bu meseleyi IRAK-İSRAİL-TÜRKİYE ve savaş- defalarca yazmıştık...Geçenlerde de ABD'nin stratejisti: Bir noktadan sonra Türkiye herkese karşı ılımlı politika izleyemez muhakkak birilerini üzmek zorunda''... )
Kısaca bilinmesi gereken şey, gelecekte dünyayı yönetecek olan ve İslam'ın bayraktarlığını zirveye taşıyacak olan -ve ahir zamandaki görevli- ülke Türkiye olduğuna göre ve İbn-i Arabi'den başlayan işaretlerle bugüne kadar çeşitli şekillerde gelen ülke liderlerinin hiçbiri tesadüfi değildir... Ve bundan sonrada böyle olacaktır...(Allah'ın izni olmadan yaprak düşmez...)
Dememiz o ki birileri gelmiş söz dinlememiş ve gitmişlerdir.Menderes buna en güzel örnektir. Söz dinlemedi ve şefkat tokatını yiyerek göçtü gitti.Nitekim minarenin başındaki zatın ''Ayasofya'yı namazgaha aç'' uyarısını dikkate alsaydı ihtimal sonu böyle olmayacaktı...
Şimdiki de öyle...İlk önce ABD'den izin aldı ve sonra el değiştirdi ama şimdi ise söz dinlemiyor...Yazık...
Neymiş hedef 2023'müş...Komedi...
Sen Afrika'da bir ülke mi yönetiyorsun yoksa Arap coğrafyasındaki diktatörlerden farksız bir ülkemi düşlüyorsun...Neden hakkında çizilmiş olana itaat etmiyor, işaretleri takip etmiyorsun...
Aslında birilerinin şunu bilmesi lazım. Bu ülkeyi kimler yönetecekse sadece alnı secdeli olması bu saatten sonra yeterli olmayacaktır...Biraz da Fatih ve Yavuz gibi mananın peşinde koşan, eşyanın hakikatinin farkına varan bir ruh içerisinde de olması gerekiyor...
Biz burada ahir zaman ve ötesi olan bir projeden bahsediyoruz...Eleman 2023 diyor...
Ne yaparsın ki listeleri tek başına yaparsa ve karışmayanı olmazsa ve de Akşemseddin ile ilişkileri de normalin altında bir düzeyde ise diyecek pek laf olmasa gerek...(İnşallah ''ene'' sınavını kaybedenlerden olmaz'')
Eğer bir rakam belirleme gibi bir hastalığınız varsa, yanınıza kalbi, ufku veya bilmem neresi açık birini alırsınız hiç değilse ebced yolu ile o da olmadı Hz.İdris'in cifir ilmi ile tıpkı Yavuz Selim ve diğerleri gibi bazı tarihler üzerinden strateji belirlersiniz... 2023'te hiçbirşey olmayacağı bu kadar açıkken neyin hedefinden konuşuyorsunuz? Bu kadar dar bir hedefle 2023'te Gül devrini yaşayacak olan Türkiye'ye nasıl bir hedef seçiyorsunuz?..
İnsan şöyle biraz incelese; 2015'teki savaş tehlikesini veya 2019'un bazı manevi işaretleri temsil ettiğini, hatta 2021'de de farklı geçişlere yönelik bazı manaların olduğunu bulabilir veya buldurabilir...2029 sonrasına ise hiç girmiyorum...
Evet, diyecek fazla söz olmasa gerek...
Aslında her an yatıp kalkıp ''iyi ki asrın fetih ruhlu insanları'' bu ülke için çırpınıyor da bu ülkeye sahip çıkıyor'' diye şükretmeli..Nitekim Allah onları vazifeli kılmasaydı ihtimal 12 haziran'dan sonra bu ülke bir hüsran daha yaşıyor olacaktı...
Evet, herşeye rağmen -kullarının günahkarlığına, isyanına, gafletine rağmen- bizi gazaba uğratmayan '1'e kainatın zerretları adedince şükürler olsun...
Secde 'O'na minnet 'O'na...
NE BEKLİYORDUNUZ Kİ...
Ekranlarda BDP'lilerin sahte bağırma ve tehdit vari halleri ile D-tipi ile kozmik büronun elemanlarını gördükçe komedinin ikinci bölümünü seyretmekten kendimi alamıyorum.
Aslında Silivri'nin vekil adayları içinde buna benzer bir düşünceleri vardı ama sonradan değiştirdiler. Karar Haberal'in çıkması ve yanınada iki isim ekleyerek tek başına bırakmamaktı...BDP'lilere gelince o güneydoğu planına yönelik alınmış bir karardı....
Yani mesele aslında çok açık...
Sanki YSK'nın bu kararı alacağını BDP'lilerin numaralı temsilcisi bilmiyordu.
Sanki geçen ay Ankara-Diyarbakır ve İstanbul'da yapılan köşeli masa toplantısından kimsenin haberi yok...
Sanki o toplantıya katılan kozmikçi sekreterin PKK'nın sorumlusuna reçete verdiğinide bilmiyorlar...
Uzun uzadıya yazsakda birşey değişeceği yok....
Perdenin arkası zaten malum...
Yasaklanan o 7 isme iyi bakın..Listenin veriliş tarihine ve öncesine de iyi bakın...
BDP'li kozmikçinin kimlerle görüştüğünüde biliyorsanız zaten olayı çözmüşsünüz demektir...( BDP'ye bu hamleyi yaptıran İsrail'liyi de kutlamak lazım...Yine dediğini yaptırdı ve bölgede istediğini azda olsa elde etme yoluna girdi....Bakalım oyları ne kadar artıracak)
Ha şunu unutmamak lazım...
RTE'ye parti içindeki Ergenekoncuları temizle dendiğinde kimseyi takmamıştı...Umarım YSK'nın bu kararı alacağınıda E-tipinin elemanları söylememiş olsun...
Gerçi kendisi istedi şefkat tokatı yemeyi ama neyse...
raufatillapolat@hotmail.com
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
mavera - 28.04.2011 09:30
YanıtlaSilKasetmiş!!birbirimiz kandırmayalım...Kimlerin eşlerinin haricinde 2-3er immam nikahlı sevgilileri olduğunu blmeyen mi var?Ortalık sebil gibi..Eşlerin örtülü,sevgililerin sarı saçlı ve bol makyajlı olduğunu,Yandaş BUGÜN gazetesnin yandaş yazarı Nuh Gönültaş dah yazmadı mı?TENCERE DİBİN KARA,SENİN Kİ BENDEN KARA..Birde muhafazakarlık taslamıyormuyuz..BİRBİRİMİZİ KANDIRAMAYIZ,MİLLET'İDE..
sunguroğlu - 27.04.2011 22:25
Polat abi daha evel demiştin ama bence o kaset bu kaset değil doğrumuyum..senin yayınlanmasına izin vermeyin dediğin kaset daha büyük bir kaset olmalı seninde dediğin gibi insanların beynini allak bullak edecek bir kaset yani..şahsen bu kasette benim beynim allak bullak olmadı..Nuh tufanını hafife alan yorumlar yapan kara cahil bir adamdan daha azı beklenemezdi..benim merak ettiğim diğer kaset acaba o da bahçeli hakkındamı ?????
avsar - 27.04.2011 21:54
Sanirim son zamanlarda ortaya cikanlar Milliyetci muhafazakar pir partinin ne hallere getirldiginin cok acik bir gostergesi.Daha bunlar devede kulak bosyere artik MHP maneviyattan muhafazakarliktan uzaklasti denilmiyor. Allah gani gani rahmet eylesin sevgili Muhsin baskan, vah Muhsin baskanim vah seni cok arayacak bu millet demeden edemiyorum. Allah sonumuzu hayreylesin
KAASEEEET!!!!! - 27.04.2011 18:42
Sayın RAP. Buk kaset hakkında ne diyeceksiniz. bir kaç ay önce "sakın yayınlanmasına izin vermeyin" dediğiniz kaset bu mu? Yoksa yeni yazınız için bu günü mü bekliyordunuz.